27 Şubat 2009 Cuma

yen kendini

ne garip kendinin farkında olmamak.. ne garip vücudunun "yeter" çıklıkları atması.. ve senin ancak bunun sonunda anlaman tükendiğini...
çözüm bulamıyorum çünkü gerçek sorunu bilmiyorum. nöbet haline gelmeye başladığına göre bu nefes kesilmeleri çözümün yakınında bile değilim. bişey var.. benim içimde, benim bedenimde, benim bünyemde.. bişey var.. ama ben bilmiyorum.. uğraşıyorum ama bulamıyorum. ne zaman uzaklaştım bu kadar kendimden. nasıl becerdim yaşarken yaşadıklarımdan böyle bi haber olmayı? ne zaman bıraktım sormayı, sorgulamayı.... daha önemlisi neden bıraktım.. bu aleladeliğe niye kapıldım. yaşadıklarım üstüne düşünemeyecek kadar anlamsız mıydı? yada alacağım cevaplardan korkum bu kadar fazla mıydı? eğer öyleyse bunları neden yaşadım???
büyük, derin, acımasız ve acılı bir pişmanlık var içimde. onu alt etsem pişman olmanın pişmanlığı baslıyor bu seferde. sanki tüm ruhumu ele geçirmiş. ne soğuk bir kelime...
denedim.. herşeyin üstüne basıp geçmeyi, adım atmayı denedim... acaba burada mı yenildim? hiç birşey çözülmeden bırakılmıyormuş meğer. saçlarımdan karışık geçmişim.. başlasam çözmeye..?! gelir mi ki sonu? becerebilir miyim? yüzleşebilir miyim geridekilerle??
bu kadar gücüm var mı bilmiyorum.. korkuyorum.. kendi içimde göreceklerimden korkuyorum.. nerede olduğumu, ne hale geldiğimi öğrenmekten korkuyorum...
hep bu korkular mahfetti beni.. bi de şu tene işleyen kokular! terkedilmekten öyle korktum ki hep, bırakıp giderler diye çoğullaşamadım. yalnızlık korkumdan yalnızım. hatta öyle yalnızım ki kendim bile yok etrafta. insanlardan önce ben terkettim kendimi. gemiyi önce kaptanlar terkedermiş ya.. nerelere gitti ruhum acaba? haberim olmadan neler gördü neler öğrendi? neleri göğüsledi? karşıma alıp konuşmalıyım artık. bi habersizliğimden bile bihaberdim. bu da bi başlangıç!
....................................................................
"keser döner sap döner
o sap niye hep sana girer" bu cümleyi atmak lazım bi kere lugattımdan. yakınma artık. dünyanın seni mahvemek gibi bi planı yok. hatta dünyanın seni taktığıda yok. en az senin kadar umursuz ve umutsuz senden.. tanrı desen.. belki dünyadaki tüm insanları o yarattı ama seni o mu yarattı bu bile şüpheli. herkes işini gücünü bırakmış komplo kurmuyo sana. zaten merak etme bunu düşünebilecek kadar bile beyni yok çoğunun. sen yapıyorsun herşeyi. kararın en hatalısını sen veriyorsun.. insanın en yanlışı sen buluyorsun. makyajın en kötüsünü bile yapan sensin. kendini kendinden soğutuyorsun.yaptıysan bile hata (ki saymakla bitmez biliyorum) boşver... intikam alma artık kendinden.. ne o geri gelecek ne de gelse eskisi gibi sevecek. çocukluğuna da dönemeyeceksin hiç bir zaman. baban omzuna alıp seni gezdirmeyecek. kurtul şu anılardan. takılıp kalma geçmişe. eskiyi düşüne düşüne bugünüde eskittin. geçmişin üstünden o kadar geçecek ki yakında özleyebileceğin bir geçmişin bile olmayacak elinde. neyin yasını tutuyorsun, neyin bedelini ödetiyorsun kendine? ablana o sözleri sen söyledin. sen terkettin o adamı. o şehri sen seçtin. sen içtin. sen gezdin. sen seviştin. bunları yaparkende istediğinden gayet emindin. şimdi ne derdin? bu kadar mı güçsüzleştin. sen ne zaman böyle arabesk ne zaman böyle acınacak hale geldin.
suss!! içten içe ama ben hiç birinden pişman değilim deme! bari bana yalan söyleme.. verilecek ne hesabın varsa ver kendine. sindir... kabullen... alış... ne bok yersen ye. bedenin gibi sende yeter de!
yen..
yenil...
yenilen...

2 yorum:

  1. Bir yol var... Yürümem gerek.. Sonuna kadar gitmem gerek.. Güzel bir gün var biliyorum.. Canımı yaksa da hayat gülüyorum..

    YanıtlaSil
  2. gülmek mi daha zor yoksa o yolda yürümek mi bilemiyorum. yolun doğruluğuna yada sondaki güzel güne nasıl emin olunabilir ki? yada o sona ulaşmak için yapılacak her şey mübah mı? bazen sadece dursam ama dimdik dursam diyorum. adım attıkça kendimden birşeyler kaybediyorum. gitgide diğerileşiyorum

    YanıtlaSil