kabullenemiyorum...
yokluğunla savaş veriyorum
gücüm tükeniyor
yeniliyorum...
sanki kabul edersem gittiğini
işte o zaman bitecek
rüyalarım beni terkedecek
o zaman unutacağım kokunu
bu hikaye o zaman bitecek
klasik bir film sahnesi
uçurumun kenarında hayalin
elini bırakırsam artık benim değilsin
anlamıyorum
bunu akla olgunlaştırmam gerektiğini
söyleyenleri
anlayamıyorum
bir daha o nefesten soluyamayacağımı
hiç bir omuzda o kadar huzurlu uyuyamayacağımı
öyle içten gülemeyeceğimi mesela
güvende olamayacağımı...
tamam bitti
bunlar elimden kayıp gitti
dememi bekliyorlar
ama diyemem
son çarem
bunların hayallerini kaybedemem
seni beklemekten vazgeçemem
bir gün geri dönme umudumu yitiremem
atamam o montu
kıramam telefonu
yakamam ki tenimi
silemem gözlerimden seni...
yas tutmamı bile çok görüyorlar bana
bak buradayım hala
aynı bıraktığın yerde
aynı sana git dediğim günkü gibi
aynı mecburiyetlerim var yine
keşke
diğerlerini dinlediğim kadar
dinleseydim seni
pişmanım!
mantıklı olduğum için
düşünmeye başladığım için
sana yüz çevirdiğim için
pişmanım!
vazgeçtiğim için..
bu
yapabildiğimin en iyisi bu
gidebildiğim gidişin en uzağı
dahasını istemesinler benden
eğer bilseydim
şu acının bir parçasını dahi bilseydim
ölürdüm
ama gitmene izin vermezdim
geçti diyorsun değil mi
sen bana bunların hepsini
en başta söyledin
göremedim sevdiğim
sonumuzun bu olacağını bilemedim
özürdilerim
çok özürdilerim
herşeyi ben mahvettim
2 Mart 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder