10 Mart 2009 Salı

dün

hiç değişmemişsin dedi bana. bir araba geçti o sırada yanımızdan. bir kadın yürüdü görmeden bizi. dikkat çekmeyecek kadar siliktik nasıl olsa. hiç değişmemişsin dedi bana kadının gölgesi terk etmeden arabayı. yüzünde yine o bildik ifade.. hiç değişmemişsin dedi bana. ne söylemek istiyor anlamadım.araba durmadı kırmızı ışıkta. kadın kayboldu gözden. silikliğimize bile şahit yoktu artık. baktı yüzüme.. özlediğim sadece bu tanıdıklık. hiç değişmemişsin dedi bana. anlamadım. oysa büyüdüğümü göstermeye gelmiştim ben. artık onun bana aşık olduğu yaştaydım. durdurdu arabayı. kaybolmuş bir yer zamanda. kaybolmuş bir çay ocağı. burası gibiyiz dedi bana. burası kadar gerçek, burası kadar belirsiz. hiç adını koyamadık hayatımızda. dokundu yüzüme.. hiç değişmemişsin dedi bana. sustum.. evet.. ben hala çocuktum. ve böyle kalmaktanda mutluydum. çaylarımız geldi işte. dumanından yol yaptık kendimize. içmezsek bitmeyecek çaylar. yaşamadan bitmiyor aşklar. haydi göm tüm yaşanılmayanlarını çaya.. yudumla. sonra git dumanın çizdiği yolun ardından. zaten kimse görmedi seni onun yanında. şahidi olmayınca yaşanmamış sayılır... aldırma... beş yıl öncede mi kördü bu çaycı? kedinin kulakları o zamanda mı kesikti?? hiç değişme dedi bana. tuttu elimi. artık tüm bedenim elindeydi. yudumla hadi olmayacak anılarını. ağzında tadılamayanların buruk tadı... ve artık büyümeye çalışma..bunların hepsi bir hayaldi.. hatırlama...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder